DİYANET İŞLERİ BAŞKANI ERBAŞ: "İSLAM`IN İLK KIBLESİ KUDÜS, BARBARCA BİR İŞGAL İLE KARŞI KARŞIYADIR"

DİYANET İŞLERİ BAŞKANI ERBAŞ: "İSLAM`IN İLK KIBLESİ KUDÜS, BARBARCA BİR İŞGAL İLE KARŞI KARŞIYADIR"
Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr. Ali Erbaş, "İslamofobi endüstrisiyle oluşturulmaya çalışılan korku ve nefret, hem İslam'a hem de Müslümanlara yönelik topyekün bir düşmanlığa dönüşme...

Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr. Ali Erbaş, "İslamofobi endüstrisiyle oluşturulmaya çalışılan korku ve nefret, hem İslam’a hem de Müslümanlara yönelik topyekün bir düşmanlığa dönüşme potansiyeli taşımaktadır" dedi.  

  Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr. Ali Erbaş, İslam ülkeleri Ankara Büyükelçilerini iftar programında ağırladı. Diyanet İşleri Başkanlığı`nda düzenlenen iftara çok sayıda büyükelçi ve davetli katıldı. Orucun açılmasının ardından Diyanet İşleri Başkanlığını tanıtan kısa bir sine vizyon gösterimi yapıldı. Ardından Büyükelçilere hitap eden Başkan Erbaş, kardeşlik ahlakına ve hukukuna göre ilişkileri oluşturma ve geliştirmeyi hedeflediklerini belirtti. Dünyanın şartlarının da kardeşliği hayatın bütün alanlarında güçlendirmeyi zorunlu hale getirdiğini ifade eden Erbaş, "Maalesef son yıllarda Ramazanlarımızı coşkuyla, iftarlarımızı huzurla ve bayramlarımızı sevinçle yaşayamıyoruz.  Bu sene de İslam Dünyası olarak büyük bir hüzün ve hicran içinde Ramazan iklimini idrak etmeye çalışıyoruz. İslam coğrafyasının Gazze, Doğu Guta, Şam, San’a, Kabil, Trablus, Mogadişu, Myanmar, Arakan gibi şehirlerinden bugün acı ve gözyaşı içerisinde feryatlar yükselmektedir. İnsanlığın kadim şehri, selam yurdu ve İslam’ın ilk kıblesi Kudüs, barbarca bir işgal ile karşı karşıyadır. İnsanlığı, vicdanı, ahlakı, uluslararası hukuku hiçe sayan gözü dönmüş bir anlayış Kudüs’te, tam bir vahşet uygulamaktadır. Mahzun Filistin’in mazlum çocuklarına karşı, işgalci güçler, büyük bir zulüm yapmaktadır. Bu bir insanlık suçudur. Bunu şiddetle tel’in ediyorum.

  Kudüs, Müslümanların ve insanlığın önünde bir vicdan, hukuk ve ahlak sınavıdır. Kudüs’ün izzeti çiğnenirken, insanların yaşama, inanç ve düşünce özgürlüğüne insafsızca müdahale edilirken, vahiyle kutsanan şehirde ezanlar susturulurken duyarsız kalanlar; insanlık vicdanında mahkûm, tarihin ve geleceğin önünde mahcup, olacaklardır. Filistin ve Kudüs’ü işgal edenlerin, dünyayı savaş ve kargaşaya sürükleyenlerin insaf, vicdan, hukuk, insan hakları gibi değerlerin hiçbirini umursamadığı ortadadır. Bu noktada yegane çözüm, ümmetin bir araya gelerek zulme ve işgale engel olmasıdır. Zira bugün Kudüs’te masum insanları katleden zalimler, ümmetin dağınıklığından cesaret almaktadırlar. Dolayısıyla yeryüzündeki bütün Müslümanlar olarak ümmet bilinciyle iman kardeşliğimizi pekiştirmek zorundayız. Zorlukları hep beraber aşmanın çarelerini aramak, beraberliğimizi zedeleyen ve gücümüzü zayıflatan fitnelere fırsat vermemek, coğrafyamızı kan ve gözyaşı diyarına çeviren zalimlere engel olmak için birliğimizi güçlendirmek zorundayız" mesajını verdi. 

 

  "Başkanlık olarak pek çok Misyon ile zaten yakın temas halindeyiz"

  İslam coğrafyasında etnik, mezhep, meşrep ve ideoloji üzerinden, fitne, kargaşa ve kavga çıkarılmaya çalışıldığını dile getiren Erbaş, siyasi ve askeri gerilimlerle İslam dünyasının telafisi zor süreçlere sürüklendiğini kaydetti. 

  Diğer yandan din kisvesi altında dini değer ve kavramları süfli emellerine alet eden ve gerçekte hepsi birer proje ürünü olan terör örgütlerinin, fitne, tefrika ve kavga ürettiğini, insafsız ve vicdansız uygulamalarla Müslümanların beldelerini kan ve gözyaşı diyarına çevrildiğini belirten Erbaş, "İslamofobi endüstrisiyle oluşturulmaya çalışılan korku ve nefret, hem İslam’a hem de Müslümanlara yönelik topyekûn bir düşmanlığa dönüşme potansiyeli taşımaktadır. Aklı selim ile önlem alınmazsa, huzur ve güvenlik, birlik ve bütünlük açısından daha zor zamanların yaşanması endişesi de açıktır. Aynı dinin, aynı medeniyetin, aynı coğrafyanın, aynı kaderin mensupları olarak, kendi aramızda, ümmet coğrafyasında ve bütün yeryüzünde İslam’ın adalet, ahlak ve merhamet ilkeleri ile bir arada yaşama hukukunu ve ahlakını, bireysel ve toplumsal barışı daha güçlü şekilde tesis etmeye mecburuz. Bunun için Müslümanlar kendi aralarında yaşadıkları sorunları, samimiyetle, gerçekçi, derinlikli, yapıcı ve ikna edici bir yöntemle, farklılıklarımızı zenginlik kabul edip bütüncül bir bakış açısıyla ele alarak hep birlikle daha iyi bir geleceği inşa etmelidirler. Birlik ve beraberliğimizi zedeleyen, barış ve huzurumuzu bozan, fitne ve tefrikaya sebep olan, suçlayıcı, ötekileştirici her türlü söz, anlayış ve davranıştan bütün Müslümanlar özenle kaçınmalıdır. Malumunuz olduğu üzere, Başkanlık olarak pek çok Misyon ile zaten yakın temas halindeyiz. Ancak mevcut ilişkileri daha da geliştirmek, muhatabımız olan kurum ve kuruluşlarla ilişkilerimizi daha üst seviyelere taşımak için siz saygıdeğer Büyükelçilerin özel ilgi ve alakası büyük bir öneme sahiptir. Ramazan ayının ülkelerimize, coğrafyamıza ve İslam âlemine barış, huzur, adalet ve merhamet getirmesini diliyor, başta Filistin’deki kardeşlerimiz olmak üzere bütün İslam dünyasının, yaşadığı acılardan, dertlerden, ıstıraplardan bir an evvel kurtularak huzurlu bayramlara kavuşmasını Rabbimizden niyaz ediyorum" şeklinde konuştu. 

  Ardından büyükelçileri temsilen Libya`nın Ankara Büyükelçisi Abdurrazaq Mukhtar Ahmed Abdulqader ise Türkiye Cumhuriyeti devletinin liderlerine ve halkına, azınlıklara ve zayıflara yardımcı olduğu için teşekkürlerini sundu. 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.