Müfredat değişikliği hangi sınıflarda geçerli? İşte MEB'in yeni müfredat içeriği ve maddeleri

Müfredat değişikliği hangi sınıflarda geçerli?  İşte MEB'in yeni müfredat içeriği ve maddeleri
Türkiye eğitim sisteminde yeni müfredat ile birlikte köklü değişikliğe gidiyor. Yeni müfradat MEB'in sitesinde değerlendirmeye açıldı.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) internet sitesi üzerinden yaptığı paylaşım ile matematik dersi için müfredatta yapılan değişiklikleri duyurdu.

Buna göre, eğitimde ezber dönemi bitiyor, anlama-anlatma, kendini ifade etme ön plana çıkıyor. Müfredat, çağın ihtiyaçlarını karşılayan boyutta ve öğrenciye beceri katma amacı ile işleyecek.

Buna göre öğrenciler matematik öğrenirken araçlarla daha çok pratik yapacaklar, integral görmeyecekler ancak onun yerine limit ve türev konuları daha kapsamlı bir şekilde ele alınacak.

Yeni müfredatta "Türkçe" derslerinde ise "dinleme, konuşma, yazma ve anlama" olmak üzere "dört dil becerisi" odaklı köklü değişiklik getiriliyor.

İşte yeni müfredatta matematik ve Türkçe dersi için yapılacak değişiklikler:

"Algoritma-Bilişim" ön planda

MEB, matematik derslerinde "Algoritma-Bilişim"in ön planda tutulacağı müfredat değişikliğini internet sitesi üzerinden yapılan açıklama ile duyurdu.

MEB kamuoyunun görüşüne sunulan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında hazırlanan yeni müfredat taslağında, matematik ve algoritma-bilişim ilişkisi matematik öğrenme ve öğretme süreçlerine hizmet edecek şekilde kurgulandı.

Bileşenler, beceriler dikkate alınarak belirlendi

Yeni müfredatta, matematik alan becerileri ilkokul, ortaokul ve lise düzeyini kapsayan ve süreç bileşenleri ile modellenebilen beceriler dikkate alınarak belirlendi.

5 matematik alan becerisi planın temelini oluşturuyor

Yeni müfredatta yer verilen 5 matematik alan becerisi, "matematiksel muhakeme", "matematiksel problem çözme", "matematiksel temsil", "veri ile çalışma" ve "veriye dayalı karar verme", "matematiksel araç ve teknoloji ile çalışma" olarak planlandı.

Matematik dersi öğretim programları hazırlık sürecinde ilkokul, ortaokul ve lise komisyonları Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin bütüncül yapısı gereğince birlikte çalıştı.

Öncelikle "sayılar", "geometri" ve "istatistik ve olasılık" konularının ilkokuldan liseye kadar ilişkisel ve tutarlı bir biçimde nasıl yerleştirilmesi gerektiğine odaklanıldı.

Sonrasında komisyonlar yatayda çalışarak düzeyin matematik öğrenme hedeflerine ilişkin içerikleri belirledi ve bu içeriklere ilişkin tema düzenlerini oluşturdu.

Ortaokul düzeyinde daha kavramsal ilişkilere yer verildi

Bu sayede, örneğin ortaokul matematik dersi öğretim programında işlemsel yönüyle öğrencileri zorlayıcı içerikler ortaöğretime taşındı ve bu sayede ortaokul düzeyinde daha kavramsal ilişkilere yer verildi, disiplinler arası ilişkileri destekleyecek içerik ve yaklaşımlar daha çok ön planda tutuldu.

"4 işlemden, toplama çıkarma bir arada toplamsal durumu vermek; çarpma ve bölme bir arada çarpımsal durumu vermek için ilişkisel olarak verildi"

Açıklamada, ilkokul, ortaokul ve lise müfredatına dair değişiklikler, ayrıca limit ve türevin kapsamlı bir şekilde işleneceği belirtilerek şu ifadeler yer aldı.

"Çocuklardaki sayı hissi ve sayı kavramının gelişimi dikkate alındı"

Ayrıca yeni program çocuklardaki sayı hissi ve sayı kavramının gelişimi dikkate alınarak tasarlandı. Yeni öğretim programının öğrenme hedefleri, ilkokul öğrencilerinin geometrik düşünce düzeylerinin görsel düzeyde olmasından dolayı buna göre yapılandırıldı. Bu kapsamda gelişimsel süreç dikkate alınarak parça-bütün ilişkisi ön plana çıkarıldı ve öğrencilere farklı nesne modelleri ile nesnelerin geometrisinin kavratılması amaçlandı.

Öğretme öğrenme süreci daha somut bir yapıda ilerletildi

Öğretme öğrenme süreci daha somut bir yapıda ilerletildi ve öğrencilerin algılayabildikleri geometrik cisimlerden yola çıkılarak şekillerin anlamlandırılması hedeflendi. Veriye dayalı araştırma temasında bilim ve teknolojinin de artmasından dolayı ilkokul 1. sınıftan itibaren istatistiksel araştırma sürecinin tüm adımları kullanıldı. Olasılık konusu da çocukların bilişsel ve duyuşsal özellikleri dikkate alınarak basitten karmaşığa doğru ilkokul 4. sınıftan itibaren verilmeye başlanarak ortaokuldaki olasılık gerektiren içeriklere temel oluşturuldu.

Kesirler 1. sınıftan kaldırıldı

Programda, içerik çerçevesinde yapılan sadeleştirmeler kapsamında, ilkokul 1. sınıfta öğrencilerin birinci sınıfta güçlük yaşamaları nedeniyle ’kesirler, zaman, sıvı ölçme, standart ölçme araçları ile işlem süreçleri, takvim okuma’ konuları 1. sınıftan kaldırılarak ikinci sınıftan itibaren verilmeye başlandı.

İlkokul 3. sınıfta Romen rakamları öğrenme hedefi olarak verilmedi

İlkokul 3. sınıfta Romen rakamları öğrenme hedefi olarak verilmedi, zaman ölçme ile ilgili olarak öğretme-öğrenme uygulamalarına yansıtıldı.

Alan ölçme tamamen ilkokuldan kaldırıldı

Sütun grafiği 5. sınıfa aktarıldı, alan ölçme tamamen ilkokuldan kaldırıldı. 4. sınıftaki ışın doğru parçası düzlem konuları 5. sınıfa aktarıldı.

İlkokul 1. sınıflara, şipşak (nokta sayılama) sayma, şekil örüntüleri, kodlama ve algoritma aktiviteleri eklendi.

İlkokul 3. sınıflara algoritma eklendi

İlkokul 3. sınıflara algoritma eklendi. İlkokul 4. sınıflara, denk kesir ve günlük yaşamda karşılaşılan olasılık durumları eklendi. Tema içerikleri ve öğrenme hedefleri öğrencilerin gelişim düzeyi dikkate alınarak, öncüllük-ardıllık, ön koşul ilişkisi gibi matematik disiplinin gerektirdiği ilkeler göz önünde bulundurularak yapılandırıldı.

Parçalanmış kazanım yapısından bütüncül bir içerik yapısına geçildi

Ortaokul matematik dersi öğretim programı geliştirilirken, parçalanmış kazanım yapısından çıkılarak bütüncül bir içerik yapısına geçildi, başta matematik alan becerileri olmak üzere bütünleşik beceriler, değer, okuryazarlık, eğilim, sosyal-duygusal beceriler odaklı bir program anlayışı benimsendi. Program, eleştirel düşünme, problem çözme ve karar verebilme üst düzey becerilerinin gelişimini de destekleyecek şekilde tasarlandı. Bu bağlamda programda işlemsel yönüyle öğrencileri zorlayıcı içerikler ortaöğretime taşındı, disiplinler arası ilişkileri destekleyecek içerik ve yaklaşımlar ön planda tutuldu.

Köklü ifadelerle işlemler ortaöğretime taşındı

Örneğin, köklü ifadelerle işlemler ortaöğretime taşındı fakat köklü ifadeler bağlamında gerçek sayılar kümesinin anlamlandırılmasına ortaokulda önem verildi. Lisede büyük öneme sahip olan fonksiyon kavramına doğru ve doğrusal oran kavramlarının bir devamı niteliğinde 8. sınıftan itibaren yer verilmeye başlandı. Matematiksel kavramlar ilişkilendirilerek hemen her sınıf düzeyinde araç ve teknolojiden yararlanıldı; veri biliminin ve veri ile çalışma becerisinin gerçek yaşamda, bilim ve teknolojide artan öneminden ötürü, istatistik ve olasılık konularına daha fazla ağırlık verildi.

Matematiksel içeriklerle ilişkili algoritma konusu eklendi

Dijital çağın gereksinimleri doğrultusunda, öğrencilerin algoritmik düşünme becerilerini geliştirmek amacıyla matematiksel içeriklerle ilişkili algoritma konusu da programa eklendi.

Ortaöğretime matematik ve algoritma-bilişim ilişkisi eklendi

Ortaöğretim Matematik Dersi Öğretim Programı, çağın bilimsel gelişmeleri ve beceri temelli program yaklaşımı doğrultusunda yeniden şekillendirildi. Öğrenciler için işlemsel yükü fazla olan, anlamlı öğrenmelere hizmet etmeyen ve programın genel amaçları doğrultusunda ortaöğretim düzeyinde ihtiyaç duyulmayan içerikler gözden geçirildi, bazıları çıkarılarak yerine yenileri eklendi. Bu bağlamda, matematik ve algoritma-bilişim ilişkisi ilk defa bu programda, matematik öğrenme ve öğretme süreçlerine hizmet edecek şekilde kurgulandı.

İstatistik konular ele alındı

İstatistik konuları ’veri ile çalışma ve veriye dayalı karar verme becerisi’ bağlamında yeniden ele alındı ve programdaki yeri önemli oranda artırıldı.

Sayılar, cebir ve fonksiyonlarla ilgili konular, fonksiyonlar merkeze alınarak yeniden tasarlandı. Disiplinler arası bağlamda fonksiyonların değişimleri inceleme ve problem çözme aracı olma boyutları ön planda tutuldu.

Soyut, sembolik ve işlem odaklı bir şekilde ele alınan kümeler ve mantık konuları diğer konulara entegre edilerek yeniden yapılandırıldı.

Mantık bağlaçları etkin kullanılacak

Kümelerle ilgili işlemlerin yanı sıra mantık bağlaçları ve niceleyicilerin matematiksel dil ve sembolizm içindeki yeri ve öneminin fark edilip etkin şekilde kullanımı ile öğrencilerin matematiksel doğrulama ve ispat yapma becerilerinin aşamalı şekilde gelişimini sağlayacak bir program geliştirildi.

İntegral kavramına yer verilmedi

Geometride araç ve teknoloji kullanımı öne çıkarıldı, muhakeme ve problem çözme temelli dinamik bir geometri öğretimi hedeflendi. Mevcut haliyle bir hesaplama aracından öteye geçmeyen oldukça sınırlı ve işlem odaklı şekilde sunulan integral kavramına yer verilmedi, değişimin matematiğinin temel araçları olarak limit ve türev konuları daha kapsamlı şekilde ele alındı. Türevle ilgili yorum ve çıkarımlara problem çözme odaklı bir yaklaşımla yer verildi.

"Limit ve türev kapsamlı bir şekilde işlenecek"

İntegral kavramının programlardaki yeri süregelen revizyon çalışmaları ile önemli oranda daraltılmıştı ve mevcut haliyle anlamlı bir öğrenme gerçekleşmediği ve diğer ortaöğretim derslerinde de integral kavramının kullanılmadığı görüldü. Yeni Ortaöğretim Matematik Programında nicelikler arası değişimleri incelemenin temel araçları olarak limit ve türev kavramları ön plana çıkarıldı. Bu kavramlara beceri odaklı bir yaklaşımla önceki programlardan daha kapsamlı şekilde yer verildi.

Lisede integral olmayacak

Lisede, halihazırda oldukça sınırlı ve işlem odaklı şekilde sunulan integral kavramına yer verilmedi, limit ve türev kavramları daha kapsamlı şekilde ele alındı.

Yeni programda 4 yıl boyunca değişimlerin incelenmesi odaklı bir yaklaşım ortaya konuldu. Bu yaklaşımın üniversitedeki analiz dersleri için sağlam bir temel oluşturacağı ve sonraki eğitim ve kariyer yaşantılarında ihtiyacı olacak öğrencilerin integrali de tam anlamıyla öğrenebilecekleri öngörüldü.

Yeni müfredatta "Türkçe" derslerinde "dört dil becerisi" odaklı köklü değişiklik

Milli Eğitim Bakanlığınca, kamuoyunun görüşüne sunulan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında hazırlanan yeni müfredat taslağında ilkokul ve ortaokullarda Türkçe, liselerde ise Türk dili ve edebiyatı derslerinde "dinleme, konuşma, yazma ve anlama" olmak üzere dört dil becerisini temele alan köklü değişikler yapıldı.

"Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli"nde, Türkçenin bütün zenginliğiyle toplumun birbiriyle iletişimine, bu iletişimi anlamlandırma çabalarına ve kültür unsurlarını nesilden nesile aktarılmasına öncülük ve eşlik ettiğine vurgu yapıldı.

Bu nedenle Türkçenin öğretimi ve geliştirilmesi, eğitim sisteminde temel bir politika olarak yer aldı. Eğitimin her aşamasında Türkçenin öğretimine, doğru kullanımına titizlikle dikkat edilecek. Türkçenin etkili kullanılmasına yönelik becerilerin kazandırılması da tüm derslerin ortak hedefi olarak belirlendi.

Müfredatta dil bilgisi yapıları dinleme ve okuma metinlerine katkısı yönüyle ele alındı, öğrencilerin ortaokul düzeyinde işlevsel olarak öğrendikleri dil bilgisi kuralları, lisede metin tahlili bölümünde yapıların metne katkısı yönünden ele alındı.

Öğrencilerin metne olan katkısını değerlendirdikleri bu dil yapılarını, edebiyat atölyesinde konuşma ve yazma becerilerine ilişkin görevlerde doğru bir şekilde kullanmaları amaçlandı.

Metinlerin işlenişinde dört dil becerisinin edinimini öne çıkaran yaklaşım benimsendi

Bu kapsamda ilkokullarda tüm sınıf düzeylerindeki Türkçe öğretimi, 2024 Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Türkçe 1-4. sınıflar taslak öğretim programı, önceki öğretim programlarında da olduğu gibi ilk okuma yazma öğretimi ve Türkçe öğretimi ile ilgili kısımları içerdi. Bu kapsamda öğretim programı, daha önceki programlarda seçimlik ve (genelde zorunlu üç) tema içerirken uygulama birlikteliğini sağlamak için taslak program her sınıf düzeyinde 8 zorunlu tema öngördü.

Bir önceki öğretim programı, 4 yıllık süreçte toplam 289 kazanıma odaklanırken taslak program 80 öğrenme hedefine ve bu öğrenme hedeflerinin alt göstergelerine odaklandı.

Taslak öğretim programında ilk okuma yazma öğretiminde ses gruplarında uygulamadaki olumsuzlukları en aza indirmek amacıyla değişikliğe gidildi.

İlk kelimeler yakın çevreden seçildi, çocuklar ilk olarak "anne" yazacak

Ses gruplarının oluşturulmasında kolay sesletim, kullanım sıklığı, yazım kolaylığı, sözcük üretimi, harflerin sesleri ve formları dikkate alındı. İlk oluşturulan hece ve kelimelerin "-an", "ana" ve "anne" olmasının da çocuğun yakın çevresinden örnekler verebilmesine imkan tanıyacağı belirtildi.

2018 Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda ses gruplarının öğretiminde süre öngörülmemişken taslak öğretim programında seslerin öğretimi için belli süreler öngörüldü. Uygulama birlikteliğini sağlamak, öğretmen ve veliden kaynaklanan gereksiz aceleyi önlemek için ortalama süreler bağlamında bir takvimlendirme yapıldı.

Matematik dersine de okuma yazma öğrenimiyle eş zamanlı olarak başlangıç yapılması planlandı. Daha önceki programlarda ilk okuma yazma öğretiminde dört çizgi, üç aralıktan oluşan 1,3 santimetre genişliğinde yazma alanı kullanılıyordu. Taslak öğretim programında ilk okuma yazma öğretiminde iki çizgi, tek aralıktan ve kesik çizgilerle iki eşit parçaya ayrılan 1 santimetre genişliğinde yazma alanına geçildi.

Taslak öğretim programında, metin işlenişinde "metinle etkileşim öncesi, metinle etkileşim esnası ve metinle etkileşim sonrası"nda yapılanlar temelli bir model oluşturuldu. Metinlerin işlenişinde dört dil becerisinin edinimini öne çıkaran yaklaşım benimsendi.

Taslak öğretim programında çevrim içi okuma, yazma gibi dijital ortam unsurlarına özellikle yer verildi.

Bu bağlamda teknolojinin yaşamın her alanında etkin bir şekilde kullanıldığı bugünün dünyasında ilkokul düzeyinde de öğrencilerin dijital ortamları doğru ve etkin kullanmalarını sağlayacak etkinlikler planlandı.

Öğrenciler, hem dinleme/izleme, konuşma, okuma ve yazma becerilerini edinirken hem de kavramsal, sosyal duygusal, okuryazarlık becerilerini edinecek. Bunun yanı sıra "Erdem, Değer, Eylem" modeli ile bütünleşik bir biçimde değerler de yer alacak.

Atölye faaliyetleri ortaokulda başlıyor

Ortaokul Türkçe dersi öğretim programında, Millî Eğitim Bakanlığı öğretim programlarının genel perspektifine uygun olarak her bir öğrencinin ana dilini iyi ve etkili kullanan, üst düzey düşünme becerileri gelişmiş, kimlik ve karakteri olgun fertler olarak yetişmesine katkı sağlayacak bir yaklaşım ortaya konuldu.

Ortaokul Türkçe dersi öğretim programında daha önceki programlara göre dikkat çekici nitelikte öne çıkan düzenlemeler yapıldı. Program, 5'inci sınıftan 8'inci sınıfa hem anlama hem de anlatmada ihtiyaç duyulan alan becerilerini ve kavramsal becerileri geliştirmeye odaklandı. Bu doğrultuda bütün dil becerilerine eşit önem verildi, her bir beceri için atölye faaliyetleri tasarlandı.

Programda öğrencilerin belirli bir akış içinde dil gelişimleri sağlanırken kavramsal, sosyal-duygusal öğrenme ve okuryazarlık becerilerinin geliştirilmesine, sahip oldukları eğilim ve değerlerin olgunlaştırılmasına öncelik verildi.

Anlama ve anlatma becerileri desteklenecek

Kavramsal kabiliyetler, okuryazarlık becerileri, değerler, eğilimler, sosyal-duygusal öğrenme becerileri, disiplinler arası ilişkiler ve Türkçe dersi alan kabiliyetleri birlikte işletildi. Programın genel işleyişi anlama ve anlatma becerilerinin birbirlerini destekleyen biçimde işletilmesi üzerine kuruldu.

Özellikle konuşma kabiliyetine önceki programlara göre daha fazla önem verildi, öğrenme hedefleri de bu doğrultuda şekillendirildi. Konuşma becerisine yönelik öğrenme hedefleri "sözlü üretim" ve "sözlü etkileşim" olmak üzere iki grupta ele alındı.

Programda, Türkçe dersi kapsamında gerçekleştirilen eğitim öğretim faaliyetlerinin ürüne dönüşmesini hedefleyen atölye uygulama çalışmalarına yer verildi. Bu kapsamda, üretim atölyesi uygulama esasları, dinleme/izleme atölyesi uygulama esasları, okuma atölyesi uygulama esasları programa konuldu.

Yeni metin türleri müfredatta

Metin türlerine daha önceki programlarda yer almayan "hiper metin, infografik, grafik simge, vlog, ilk gösterim filmi (fragman), belgesel, dijital öykü" gibi türler dâhil edildi.

Programda temalar sınıf seviyelerine göre zorunlu hâle getirildi. Böylece farklı yayınevleri tarafından hazırlanacak kitaplarda aynı zamanda aynı temanın işlenmesi sağlanacak. Bu ve temalara yönelik zorunlu öğrenme hedeflerinin belirlenmesinin, öğrencilerin ortak sınavlara ortak içerikle girmesine katkı sunacağı vurgulandı.

Dil becerilerini geliştirmek için tema sayısı 6'ya düşürüldü

Önceki programlarda her bir sınıf seviyesi için 8 tema kullanımı söz konusu iken bu programda tema sayısı 6'ya indirildi. Bunun gerekçesi olarak dil becerilerine yönelik etkinliklere yeterince zaman ayrılamaması gösterildi.

Dil bilgisi öğretiminde yaklaşım değişikliği

Programda geleneksel dil bilgisi öğretimi anlayışından uzaklaşıldığını kavramsal düzeyde gösterebilmek için "dil bilgisi" yerine "dil yapıları" ifadesi kullanıldı. Ortaokul Türkçe müfredatında, dil bilgisi öğretiminde yaklaşım değişikliği yapıldı. İşlevsel dil bilgisi öğretimine gidildi.

Dil yapılarının işlenişi; öğretmenin konuyu tahtaya yazdığı, öğrencilerin de defterine aktardığı, edilgen ve ezbere dayalı bir süreç olmayacak. Bu nedenle programda dil yapıları ile ilgili ayrı bir öğrenme hedefine yer verilmeyerek öğretim aşamasında dil yapılarının bir "amaç" olarak görülmesinin önüne geçildi.

Öğrencilerin dil yapılarını bir "araç" olarak kullanıp okuduklarını ve dinlediklerini daha iyi anlayabilmeleri, daha nitelikli sözlü ve yazılı üretimler yapmaları hedeflendi. Böylece hem dil yapılarının hem de söz varlığının işlevlerine odaklanılarak ezberin önüne geçilmesi amaçlandı.

Teknoloji ve finans gibi kavramları

Öğrencinin teknoloji ve finans gibi kavramları edinebileceği temalara da programda yer verildi. Bunun yanı sıra öğrencinin teknolojiyi kullanarak öğrenme ve üretme süreçlerinde dil becerilerini etkin kullanmasını teşvik edecek öğrenme hedefleri hazırlandı.

Programın ekler bölümünde dil becerilerinin ölçme ve değerlendirilmesinde kullanılabilecek örnek niteliğinde araçlara yer verildi.

Dil becerilerine yönelik strateji, yöntem ve tekniklerin sınıfta nasıl uygulanacağı ve öğretileceğine ilişkin yol haritası "kademeli sorumluluk devri modeli" oluşturuldu.

Programlar arası bileşenler olan sosyal-duygusal öğrenme becerileri, okuryazarlık becerileri ve değerler, öğrenmenin anlamlı bir parçası haline getirildi.

Liselere edebiyat atölyeleri kuruluyor

9.sınıftan 12. sınıfa tüm lise kademelerinde okutulacak "Türk dili ve edebiyatı dersi" öğretim programı ile öğrencilerin Türk dilinin inceliklerini keşfetmeleri, günlük hayatlarında iletişim yoksunluğu yaşamamaları için "dinleme, konuşma, okuma ve yazma" becerilerini etkin bir şekilde kullanmaları, edebiyatla tanışmaları, metinler aracılığıyla üst düzey düşünme becerilerini geliştirmeleri ve estetik zevk edinmeleri amaçlandı.

Böylece Türk dili ve edebiyatı, bilgi ve becerinin birlikte ele alındığı bir ders hüviyeti kazandı. Bunun için programda tematik yaklaşım benimsendi. Her sınıf düzeyinde dört tema yer aldı.

Temaların oluşturulmasında bir örüntü takip edildi. Hazırlık ve 9. sınıfta öğrencilerin edebiyatla tanışmalarını, 10. sınıfta Türk edebiyatının değişim, dönüşüm ve kırılma noktalarını fark etmeleri, 11. sınıfta dil farkındalığı kazanmaları, 12. sınıfta ise edebiyatın günlük hayatla ilişkisini görmelerini sağlayan temalara yer verildi.

Her temada 2 okuma, 1 dinleme metni

Metin türlerinin seçiminde sınıf düzeyi ve tema içeriği dikkate alındı. Öğrencilerin bir metni bütün yönleriyle kavrayabilmeleri adına programda tam metin okutulması benimsendi. Buna göre, her temada 2 okuma, 1 dinleme metni tam metin şeklinde sunulacak.

Temayla ve kullanılan tam metinlerle ilişkili kısaltılmış metinler, öğrencilerin metin tahliline yardımcı olmak için kullanılabilecek. Böylece öğrencilerin içeriğe ilişkin zengin söz varlığıyla karşılaşmaları da sağlanacak.

Türk dili ve edebiyatı dersi, öğretim programı, metin tahlili (anlama: dinleme ve okuma) ve edebiyat atölyesi (anlatma: konuşma ve yazma) olmak üzere iki temel bileşenden oluştu.

Öğrenciler, dinleme ve okuma metinlerini tahlil etmeyi öğrenecek

Öğrenciler, dinleme ve okuma metinlerini tahlil etmeyi öğrenecek, sonrasında ise edindikleri bilgi ve beceriyi edebiyat atölyesinde konuşarak ve yazarak uygulamalı bir şekilde sergileyecek.

Türk dili ve edebiyatı öğretimi, sadece sınıf içi etkinliklerle değil sınıf dışına ve günlük hayatın her safhasına yayılan uygulamalarla gelişecek aşamalı bir süreç olacak. Bu nedenle dersle ilişkili sınıf dışı etkinlik ve görevler tasarlanacak, bu sürece ailelerin de katılımı desteklenecek.

İşlevsel dil bilgisi öğretimiyle dil yapıları edinilecek

Öğrenciler ortaokulda işlevsel dil bilgisi öğretimiyle edindikleri dil yapılarını, lisede dinleme ve okuma metinlerinde görerek pekiştirecek, konuşma ve yazma becerilerindeki görevlerinde de hatasız kullanmaları sağlanacak.

Bu bağlamda dil yapıları, metinlerin anlamına katkıları ve işlevleri bakımından değerlendirildi. Yaygın türler arasından seçilmek kaydıyla tüm sınıf düzeylerinde her dönem 2, öğretim yılı boyunca 4 eser okunacak ve bir eleştirel film analizi yapılacak.

Okunacak eserlerin ve izlenecek filmlerin belirlenmesinde programda yer alan metin seçimi ölçütleri dikkate alınacak. Bu ölçütler doğrultusunda zümre üyeleri tarafından öğrencilerin yaş ve sınıf seviyelerine uygun olarak belirlenen eserlerin okutulması sağlanacak. Öğrenciler, değerlendirmelerini bir sunu seklinde sunacaklar ve bu sunum performans görevi olarak dönem sonunda notla değerlendirilecek.

Öğrencilerin edebiyatı günlük hayatın bir parçasına dönüştürmeleri hedeflendi

Türk Dili ve Edebiyatı Dersi Öğretim Programı ile öğrencilerin edebiyatı günlük hayatın bir parçasına dönüştürmeleri hedeflendi. Bu kapsamda öğrencilerin dil becerilerini etkin kullanmayı alışkanlık hâline dönüştürmeleri, zengin söz varlığına sahip olmaları, üst düzey düşünme becerilerini geliştirmeleri, millî ve manevi değerleri içselleştirmeleri, etkin okur kimliği kazanmaları, çoklu medya ve basından amaçlarına uygun güvenilir bilgiyi seçmeleri, sanatsal değerleri fark edip estetik zevk edinmeleri, Türk ve dünya edebiyatına ait metinler aracılığıyla evrensel farkındalık geliştirmeleri ve kültürel duyarlılık kazanmaları amaçlandı.

Liselerde ezber bilgiden uzak durulacak

Liselerde ezber bilgiden uzak durmak ve öğrenilen bilginin günlük hayatta kullanımı öncelendiğinden doğrudan bir dil bilgisi öğretimi, programa konulmadı. Öğrencilerin ortaokulda işlevsel dil bilgisi öğretimiyle edindikleri dil yapılarını, lisede dinleme ve okuma metinlerinde görerek kullanım amacını pekiştirmelerini, konuşma ve yazma becerilerindeki görevlerinde de hatasız kullanmalarını sağlamak hedeflendi.

Kaynak:İhlas Haber Ajansı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.