İSLAMİYET ÖNCESİ İDİL VE ÇEVRESİNİN KADİM TARİHİ

M.Ö. 3000’de Kuzey Mezopotamya’da Subaru adlı savaşçı oymakların var olduğu, Sümer-Akadlar’dan kalma belgelerden anlaşılmaktadır. Aynı dönemde Hurrilerin İdil’in de içinde yer aldığı yöreye yerleştiklerini görüyoruz. Nitekim Hurri dilindeki en eski yazılı belge de yine bu bölgede bulunmuştur

Bir kişiyi veya mekanı araştırırken ona şekil veren, oluşmasına katkı sağlayan yakın çevresinden soyutlamak, araştırılanı eksik bırakacağı barız bir durumdur. Bundan dolayı daha çok İdil ve çevresini inceleyen kaynaklar daha sağlıklı bilgiler verir. Bundan dolayı İdil’in önceki tarihinde çoğu zaman bölgeye en yakın yerleşim birimlerinden de bahs eden bilgi ve bulgulara bakarak İdil’in İslamiyet öncesi tarihini inceledik.

Memleketimizin çok eski ve şirin bir yerleşim yeri olan İdil ve çevresi İslamiyet öncesi olan tarihini özet olarak yazmak için azda olsa bir araştırma yaptık. Meğerki İdil tahmin ettiğimizden de çok eski bir yerleşim yeri imiş.

Genel anlamda Mezopotamya coğrafyasının önemli bir kesitinde yer alan İdil, özele indirgediğimizde Tur-Abidin ve Ceziret-i İbn-i Ömer’e daha yakındır.

İdil, Mezopotamya’da yer alan eski bir yerleşim yeridir. Tarihte bilinen Tur-Abidin ve Ceziret-i İbn-i Ömer’e daha yakın bir mesafededir. Yaklaşık M.Ö.5000 yıllarından beri insanların kullandığı coğrafi bir alan olduğu, ortaya çıkarılan arkeolojik buluntulardan anlaşılmaktadır. Bu arkeolojik kazılar neticesinde bölgede kent devletleri kurulduğu sırada da Ninive kent merkezinin kuşatımı içerisinde yer aldığı görülmektedir. Kent devletlerinin ardından Subaru ve Hurriler’in oluşturduğu medeniyetin bir parçası haline gelmiştir. Daha sonra Hurri ve Mitaniler’in egemenliğine giren bölgeye bir sonraki dönemde Asurlar ve Urartular egemen olmuştur. İskitler, Medler, Persler, Büyük İskender, Selevkoslar, Partlar, Büyük Tigran ve Roma egemenlikleri birbirlerini izlemiştir. İslamiyetin gelişine yakın bir tarihe kadar Partlar-Romalılar arasında sürekli gelip gittiği ve bu sebeple yöre halkının büyük ızdıraplar çektiği anlaşılmaktadır. 395’ten sonra Bizans egemenliğine giren İdil ve çevresi, 639 tarihine kadar zaman zaman Sasaniler araya girmişseler de nihayetinde Bizans egemenliğinde iken İslam orduları tarafından fetih edilmektedir.

M.Ö.3000’de Mezopotamya’da ilk siyasal örgütlenmelerin ortaya çıktığı, yazı yoluyla , siyaset, ekonomi ve kültür hakkında bilgi edinebildiğimiz, bir anlamda kültürlerin yalnız maddi buluntularla değil, yazı gibi simgeler sistemi ile bize ulaştığı dönemdir.

M.Ö. 3000’de Kuzey Mezopotamya’da Subaru adlı savaşçı oymakların var olduğu, Sümer-Akadlar’dan kalma belgelerden anlaşılmaktadır. Aynı dönemde Hurrilerin İdil’in de içinde yer aldığı yöreye yerleştiklerini görüyoruz. Nitekim Hurri dilindeki en eski yazılı belge de yine bu bölgede bulunmuştur. Belge, Urkis şehrinde bir tapınağın kurulması ile ilgili olup şimdi Loure müzesinde saklanmaktadır. Söz konusu yazıt, tunçtan bir arslan heykelciğinin konu olduğu, taş levha üzerine çivi yazısı ile yazılmış olup M.Ö. 2300 yılına aittir. Bir başka belgede bu kent, Hurri tanrısı Kumarbi’nin oturduğu yer olarak gösterilmektedir. Bu durum, bu dönemde Hurri Kırallık merkezinin Mardin yöresinde bulunduğu dolayısı ile İdil’e de çok yakın bir yerde olduğu görüşünü kuvvetle desteklemektedir.

Ayrıca Anadolu’da da Selevkoslar tarafından iki yeni imparatorluk kurulmuştur. İdil bölgesi de bu paylaşımda Selevkosların eline geçmiştir. M.Ö. 301’de Selevkos’un kurduğu Selevkiye Krallığı Cizre ve İdil’i de egemenliğine alır. Selevkos bu günkü adıyla “Selekunİdil’in Kuyulu köyüne bağlı bir mezradır. İdil İlçe merkezine 10 km batı tarafındadır. Yakın bir tarihte arkeolog Profesör Dr. Gülriz Korbe’nin yaptıkları çalışmalarda Selekun mezrasında etrafında evlerin çevrili olduğu yükseltinin, tepenin höyük olduğu, ayrıca Selekun mezrası ile Bozburun köyleri arasındaki “Birbıtma” mevkiindeki diğer iki tepeninde höyük olduğunu; arkeolog Gülriz Kobe’nin çalışmaları sonucu tespit etmiştir.

Kaynak: Geçmişten Günümüze İdil

Uluslararası Geçmişten Günümüze İdil Sempozyumu

Abdulbaki Bozkurt

Mardin Artuklu Üniversitesi

Bu yazı toplam 158 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
6 Yorum
M.Emin BOZKUŞ Arşivi