KENTLEŞME DİNAMİĞİ YARATILMALI

Tarihte ilk kentlerin güney Mezopotamya’da Sümerler tarafından kurulduğu varsayılır. Ur, Lagaş, Eridu, Nippur ve Kiş şehirleri kurularak etrafı savunma surları ile çevrilmiştir. Bu kentler aynı zamanda birer şehir devleti özelliğine de sahipti.

Adına Polis denilen Kent Devletlerinin kendine özgü karar alma süreçleri ve yaşam tarzları bulunurdu. Sanayi devrimi ile birlikte kentlerdeki fabrikaların işçi ihtiyacının artmasıyla kırsaldan kentlere yoğun göç patlaması yaşanmıştır. Kırsaldan gelen nüfusun kentlerde barınması, ulaşımı ve temel ihtiyaçlarının karşılanması sorunu bu yıllarda gündeme gelmiştir. Barınma sorununun giderilmesi için kentlerde dikey yapılaşma süreci başlamıştır. Hem maliyetleri azaltma hem de enerjiden tasarruf ilk akla gelen gerekçeler bu süreç için.

Şehirlerde artan nüfus aynı zamanda sorunların çözümü için şehirleşme genel mantığının da temellerini atmıştır. İnsanların şehirde güven içerisinde yaşaması ve temel ihtiyaçlarının daha kolay bir şekilde karşılanması için toplu yaşama özgü çözümler üretilmeye başlanmıştır. Bunun başında şehir imar planları, kültürel, eğitim kurumları, çevre-ekolojik yaklaşımlar olmuştur.

Bu kurallar ile insanların kentsel yaşama entegrasyonu ve yaşamı daha kaliteli hale getirme amacı edinilmiştir. Kent kültürünün oluşması, kentin sahiplenilmesi ve yaşadığı kentte kaliteli bir yaşam geliştirilmesi hedefleri zamanla oturtulmuş ve bu sayede salt ekonomik değil aynı zamanda kaliteli bir sosyo kültürel yaşam tarzı sistematiği de yaratılmıştır.

Günümüze gelindiğinde ; kentlerde yaşayan insan sayısının artarak şehirlerde yaşayan insan nüfusunun toplam nüfus içindeki payının yüzde elliyi geçtiği bilinmektedir. Bu yönelişin temel sebebi elbette daha iyi bir yaşam ve istihdam arayışı olduğu görülür.İnsanlar kırsal kesimde bulamadığı modern yaşam ihtiyaçlarını kentlere akın ederek gidermeye çalışmaktadırlar. Yaşanan bu yönelişin kapsamını geliştirmek gerekiyor. Salt büyük şehirlere özgü olan kentsel yaşam koşullarını daha küçük ve orta düzey kentlere de yaygınlaştırmak gerektiği yaşanan göçler ve nüfusları hızla azalan şehirlerden anlayabiliyoruz. Küçük kentler ve kırsal alanın boşalmasına engel olmak için İtalyan hükümetinin bu yerlerde yaşamın devam etmesi için insanlara başta arsa olmak üzere çeşitli parasal destek hibeleri yaptığını hatırlatmak gerekiyor. Bunun anlamının nüfusun yaşanan coğrafyaya dengeli dağılmasını sağlamanın açık bir kanıtı olduğu aşikar. Bu halde kentlerde yaşayan nüfusun başta istihdam olmak üzere kentte daha sağlıklı ve keyif alacağı kent ihtiyaçlarının sağlanması kentten büyük şehirler ve yurt dışına olan göçü engelleyecektir. Bunun başlıca nedeni doğal anlamda insanların doğdukları yere olan sosyal bağları ile açıklanabilir. Göç ve azalan nüfus ayn zamanda bir beyin göçünü de ifade ettiği için durumun vahameti açıkça ortada. Yetişen kalifiye nüfusun tutulması ; kendi şehrinin ekonomik ve entellektüel sermaye dinamiğine entegre edilmesi ideal şehir projesinin önemli bir gerekliliğidir.

Şırnak ilimizde nüfusun dışarıya göç vermesini engelleyecek kentsel ihtiyaçların temellerinin atılması önemli bir konu. İstenilen düzeyde yatırımın olmadığı Şırnak Organize Sanayi bölgesinden anlaşılıyor. Şırnak OSB ; 76 hektar alan ve 17 sanayi parselinden oluşmaktadır. Proje doluluk oranı %8’dir. Bu alanda yapılacak yatırımlar Şırnak’ta işsizliği %30 oranında azaltma potansiyeline haiz. Hızla bu alana el atılmalıdır.

Diğer yandan şehirde insanların sosyal yaşamlarını destekleyecek aile parkları, yeşil alanlar, yürüme ve koşma yolları, tiyatro organizasyonları, kültür merkezleri, kütüphaneler şehirleşmenin diğer adımlarını oluşturuyor. Kent gelişimini doğru yönde yapacak şehir imar planının güncel hale getirilmesi ile kaliteli yapılaşma alanlarının önü açılacaktır. Bilimsel veriler ışığında bu imar planları gerçekleşme yüzdeliği arttıkça şehirleşmeyi destekleyecek özel sektör yatırımları da beraberinde geleceği kuşkusuz.

Doğa ile iç içe, yeşil alanlarının arttığı bir Şırnak kent yaşamı aynı zamanda doğanın büyük anlamlar taşıdığı kente daha büyük bir şehirleşme ivmesi kazandıracaktır. Kültürel mirasın korunduğu müze, kültür merkezleri kent yaşamında üst yapı kurumlarının gelişimine katkı yapacaktır. Yine şehirleşmede günümüzde olmazsa olmazlarından biri olan alışveriş merkezlerinin özü niteliğindeki bir AVM'nin hızla inşası önemli bir kentsel ihtiyacı karşılayacaktır. Yıllardır özel sektör tarafından becerilemeyen bu yatırıma yerel yönetimlerin öncü olması başka bir çözüm alternatifi olarak görülebilir.

Bu yazı toplam 57 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mesut BALTA Arşivi