Laf Kuryeliği

Toplumdaki ahlaki çöküntü her yerde kendini gösteriyor. Ahlaksızlar gittikçe gün yüzüne çıkıyor. Bazen aleni kimi zaman da gizli bir şekilde kendini gösteriyor. Ben size bugün gizli bir şekilde yapılan ama gün gibi ortada olması gereken bir konuyu ele almak istiyorum.

*

Kimse bu konuya yabancı değil hatta bu konu toplumun kanayan yarasıdır. Toplumda bu yarayı durduracak ne bant var ne de iyileştirecek tedavi yöntemi. Bu bir nevi hastalık gibidir. Bu hastalık ancak hasta ruhlu insanlarda vardır. Bir de parayı, çıkarını ve menfaatini her şeyin önünde tutan insanlarda bulunur.

*

Toplum buna dedikodu veya gıybet diye bir isim taksa bile bence bunun asıl adı laf kuryeliğidir. Dedikodu bile belirli bir süreliğine yapılan ya da yapılması gereken bir çirkinlikken laf kuryeliği ise bazı insanlar için sektör haline gelmiş.

*

Bunu herhangi bir cinsiyetle birleştirmeden kadını da erkeği de bu mesleğin sigortasız işçileridir. Meslek diyorum çünkü bunların çoğu buldukları mesleklerini korumak için laf taşımacılık kuryeliğine soyunurlar. Toplumda işini iyi yapanın yıldırmak ya da kendi işini korumak için insanlara olur olmadık sözleri taşımak tam bir karaktersizlik abidesidir.

*

Bu konuyu kapsayan birçok hadis ve ayet olmasına rağmen bunların hiçbirini paylaşma gereği duymuyorum. Çünkü dindeki hiçbir ayet, sahip olduğu yüce değerleriyle laf taşımacılığını yapan insanlara etki etmemiştir. Bu kişilikteki insanların inançla ilgilendiklerini pek düşünmüyorum. Bu karakterdeki insanlar inançlıysa bile üstlendikleri çirkin rol, onların inançlarını sorgular hale getirir.

*

Ahlaki normlar çerçevesinde kabul olmaması gerekip toplumda nefreti ve çatışmayı körükleyen bu laf taşıma yolculuğu, birilerinden intikam almak ya da kendini toplumda güven duyulan bir konumda gösterme çabası gibi görülse de topluma nifak tohumu ekmekten başka işe yaramaz.
*

Laf kuryelerini dinleyen de laf kuryeliği yapan da günün sonunda kaybeden olur. Toplum ne kadar dillendirmese de insanların iç sesi kimin ne kadar ilkeli ne kadar çirkin olduğunu biliyor. Son olarak laf taşıyarak kendini yok edenler, laf taşıma serüveninden vazgeçmedikleri müddetçe çaresi olmayan bir hastalığa yakalanırlar. Ömür boyu üzerlerinde olacak kişiliksiz, yalancı ve karaktersizlik nişanesi laf taşıma yüzünden olduğunu geç de olsa anlayacaklar.

*

Taşıdıkları her söz onların kanserli ruhlarını daha da derinleştirecek kalplerini zayıflatıp iğrençliklerini yüzlerine yansıtacaktır . Çevrenizde böyle hasta ruhlu insanlar varsa tedavi etmeye kalkışmayın, bunların en kötü özellikleri ise onları iyileştirecek doktorları ve ilaçları yok etmektir. Çünkü bu zat-ı karaktersizler, varlığını söz taşımakla kabul etmiştir. Bunlara yapılacak tedavi, onları güçsüz kılıp öldürür.

*

Çünkü bunlar için bir yaşam biçimidir laf taşıma ve karaktersizlik. Onlar aynı zamanda bukalemun gibi renk değiştirip çarkla beraber yön belirlerler ve sözü çıkarının tarafına doğru taşır. Bazen çarkın tersine kimi zaman da çarkın soluna veya sağına hiç fark etmez.Yeter ki çark dönsün onlar da söz her türlü döner.

Bu yazı toplam 157 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Ömer AYDA Arşivi

4+1

30 Ocak 2024 Salı 10:37